‘fiş toplama’ olarak etiketlenmiş yazılar

Alışverişlerde fiş, fatura toplama ve verme

Cumartesi, 11 Nisan 2009

Askerliğimin başlamasına bir gün kalmışken, yaptığım askerlik alışverişlerinde kafamı çok kurcalayan fiş fatura toplama ve verme konusunu sizlerele paylaşmak tartışmak istiyorum.Öncelikle bugün yaşadığım tecrübeyi sizlerle paylaşayım,aslında başımdan geçen bu olay daha öncelerdende olmuştu ama yazacak yeri yeni buldum.

Artık asker saati olarakta bilinen bir saatten almak için saatçileri dolaşıyosum, ilk girdiğim saatçi kendisindeki saatin orijinal olduğunu ve 30 lira fiyatının olduğunu söyledi, saat benşmde tercih ettiğim şekilde kutusunda duruyodu.İlk sorduğum yer olduğundan teşekkür edip ayrılırkende bana piyasada 10-15 ede bu saatin yan sanayisinin olduğunu söyledi, kendi fiyatını savunmak için.Neyse çıktım 2-3 saati daha gezdim birisinde daha buldum kutusuz 27 lira  söyledi.Benimleberaber askere giden arkadaşı aradım,o 20 liraya orijinal aldığını söyledi.bende biraz yorgunda olduğumdan şu 30 lira diyenden 25 liraya felan alıyim bari dedim.Geri gittiğimde 25 liraya yapabilir mi diye sordum ,mırın kırın etti,”27 anca olur” dedi,bende “arkadaş 20 ye almış 25′e verirseniz alacağım ancak” dedim,”hadi askersin,olsun dedi”.İyi ya parayı uzattım,”fiş de verebilir misiniz dedim” “olmaz anca kurtarıyo” dedi “ama ben fiş istiyorum” deyincede biraz sinirle “o zaman satamam,saatin fiyatı zaten 33 lira sana 25 e yapıyorum bide fiş istiyosun” dedi hızlıca parayı geri verdi saati alıp vitrine yöneldi. Bende bi cevap vermeden çıktımAklıma anında diycek bişey gelmedğinden diyemedim,ama içten içe sinir olmuştum bende.O anda aklıma gelse ona şöyle derdim “devletin parasıyla pazarlık yapıyosun,bu nası iş” gibi bişey.Sonuöta biraz daha dolandım bisaatçidaha buldum bu ilk fiyatını 25 olarak söyledi,yine kutulu.Hiç pazarlık yapmadan aldım ama fiş istedim, adam once bi duymamazlıktan geldi,sonra ben bir daha souyleyince “mecburi verecez” tavrıyla fişimi verdi.Sonuçta fişimi almış olsamda pazarlık hakkımı elimden almış oldular.

Eve dönerken olaylar üzerinde düşünürken şöyl bi fikir geldi aklıma.Devletin ilgili birimi şöyle bi kampanya hazırlasa : “devletimi seviyorum, faturasız satmıyorum”.Şöyleki,belediyeler esnafların dükkan camlarına asabilecekleri tabelalar hazırlarlar,üzerindede başlık olarak “Devletimi seviyorum” altındada “faturasız satmıyorum” yazar.Belediyeler bu tabelaları isteyen esnafa bedavaya verir.Başbakanda kampanyaya destek olur ,anlatır bir mecburiyet olmadan isteyen esnafın bu tabelaları alıp asabileceğini söyler,güzelce faydalarını vesairesini açıklar.Böyle bir kamoanya sonunda ,eminim ki bu tabelayı asan esnaf fatura kesmesine rağmen asmayan esnaf rakibinden daha çok müşteri çeker ve kâr sağlar.E zaten bunu asmayan esnafta bi süre sonra ya halkın tepkisinden korkarak yada zarar ettiğini gördüğünden tabelasını aşar.Ve müşteri olan bizlerde gönül rahatlığıyla fişimizi isteyebiliriz.

Böyle bi kampanya olsa nasıl olur diye annemle tartışırken, fiş fatura toplamanın ülkemizde nasıl olduğunu araştırmam gerektiğini düşündüm ve son yıllarda çok ilginç bence kötü politikaların uygulandığını gördüm.Önce 2006 sonunda fiş fatura vergi iadesinin tamamen kaldırıldığını anlatan bi makale okudum,o zmanlara ait okuduğum bi makaleyi sizlerle paylaşıyorum..

Yazar : Ahmet Yavuz, Zaman gazetesi
20 Kasım 2006
Fiş toplama kalkıyor, asgari ücretlinin yıllık geliri 329 yeni lira artacak

Maliye Bakanlığı, Gelir Vergisi Yasa Tasarısı’nı Başbakanlık’a gönderdi. Tasarıyla ücretlilerde vergi iadesi kaldırılarak yerine ‘asgari geçim indirimi’ getiriliyor.

Böylece fatura-fiş toplama ve yazma derdi emeklilerden sonra işçi ve memurlar için de sona eriyor. Ücret geliri elde edenler 2008 yılı için 2007′de fatura ve fiş toplamayacak. 11 Eylül 2006′da bu köşeden ‘vergi iadesi’ uygulamasının kalkacağını duyurmuştum. Ayrıca bu değişikliğin istihdam üzerindeki vergi yükünü yüzde 38 oranında azaltarak asgari ücretlinin maaşını 27 YTL artıracağını bildirmiştim. Vergi iadesi uygulamasının kaldırılması, istihdam üzerindeki vergi yükünü azaltması ve asgari ücretliyi bir nebze de olsa rahatlatması sebebiyle olumlu bir adım. Türkiye istihdam üzerindeki vergi yükü sıralamasında OECD ülkeleri arasında birinci sırada yer alıyor. Yasa değişikliğinin ardından Türkiye bu sıralamada liderlikten 7. sıraya geriliyor.

Asgari geçim indiriminin; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için yüzde 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için yüzde 10′u, her bir çocuk için yüzde 7,5′i olarak uygulanması öngörülüyor. İndirim, mükellefin kendisi, eş ve çocukları için hesaplanan indirim tutarları toplamı ile 103. maddedeki Gelir Vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın (% 15) çarpılmasıyla bulunan miktarın hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanacak. İndirim en fazla iki çocuk için yapılacak. İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medeni hali ve aile durumu esas alınacak. Gelir elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı olmak üzere çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanacak.

Maliye Bakanlığı’nın yapmış olduğu hesaplamaya göre, ‘asgari geçim indirimi’ uygulamasından çalışanların sadece yüzde 15′lik bölümü olumsuz etkilenecek. Uygulamadan asgari ücretli çalışanlar kazançlı çıkarken, yüksek ücret elde edenler ise kayba uğrayacak. Örneğin asgari ücretle çalışan evli ve 18 yaşını doldurmamış 2 çocuğu bulunan işçi Ahmet Bey, vergi iadesi sisteminde yıllık 388,04 YTL vergi iadesi alıyor iken asgari geçim indirimi uygulamasıyla birlikte yıllık 716,85 yeni lira alacak. Böylece Ahmet Bey’in cebine fazladan aylık 27,41 yeni lira girecek.

Buna karşılık brüt ücretler yükseldikçe, asgari geçim indiriminin sağladığı katkı azalıyor ve indirimin ücretliye sağladığı getiri, vergi iadesinin sağladığı getirinin altına iniyor. Örneğin evli ve 18 yaşını aşmamış 2 çocuğu olan ve yıllık vergi matrahı 15.300 YTL olan Mehmet Bey vergi iade sisteminde yıllık 804 YTL vergi iadesi alırken asgari geçim indirimi uygulamasının yürürlüğe girmesi ile birlikte yıllık 87,15 YTL’lik düşüşle 716,85 YTL alacak. Yıllık ücreti 11 bin yeni liranın üzerinde bulunan bekar işçiler ile eş ve çocuk indiriminden yararlanan ve yıllık ücreti 15-16 bin YTL’yi aşanlar, asgari geçim indirimi uygulaması ile kayba uğrayacak.

İadenin kalkması kayıt dışılığı artırmaz

İlk bakışta asgari geçim indiriminin yürürlüğe girmesiyle birlikte fatura-fiş toplama zorunluluğunun ortadan kalkmış olması, kayıt dışı ekonomin artacağı endişelerini gündeme getirse de tasarıyla birlikte getirilen vergi güvenlik müessesesinin buna izin vermeyeceği anlaşılıyor. Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen 93. madde ile özel gider bildirimi esası getiriliyor. Maliye Bakanlığı yapılacak ön araştırmalar sonucunda; beyan ettikleri gelir ile harcamaları arasında uyumsuzluk tespit edilenlerden ‘yıllık özel gider bildirimi’ isteyebilecek. Bu bildirim, mükelleflerin her yıl mutlaka vermek zorunda oldukları bir bildirim olmayacak. Bakanlıkça yapılacak ön araştırmalar (verilen yıllık Gelir Vergisi beyannamelerinin incelenmesi, yoklamalar yapılması, bakanlığa gelecek ihbarların değerlendirilmesi veya başkaca herhangi bir suretle yapılacak araştırmalar) sırasında düşük gelir beyanı ya da herhangi bir gelir beyanı olmadığı halde tespit edilen harcamaları yüksek seviyelerde bulunanlardan bu bildirim istenebilecek. Bildirimde, yıl içinde yapılan harcamalar ile bu harcamaların kaynağını teşkil eden unsurlara yer verilecek. Bakanlık gayrimenkul, taşıt vb. alanlar ile örneğin kredi kartı harcaması yüksek olanların vergi beyanlarına bakacak. Beyan edilen gelire karşılık yüksek harcama yapanlardan harcamalarının kaynağını teşkil eden kazançların vergisinin ödenip ödenmediği araştırılacak. Yıllık özel gider bildiriminde gelirleri ile harcamaları arasındaki uyumsuzluğun açıklanamadığı sonucuna ulaşılanlar hakkında öncelikli olarak vergi incelemesi başlatılacak.

Kayıt dışı ekonomiden çok beyana dayalı vergiler açısından ‘vergilendirilmeyen’ veya ‘vergilendirilmek istenmeyen’ bir ekonominin var olduğuna inanıyorum. Bu nedenle de vergi iadesinin kaldırılması sebebiyle ‘tüketiciler fatura ve fiş almazsa kayıt dışılık artar’ fikrini önemsemiyorum. Geçen yıl kredi kartıyla 17 milyar Yeni Türk Lirası, bu yıl da 20 milyar YTL’yi aşan alışveriş yapıldı. Bu tutarlar içinde gruplar itibarıyla ilk sırayı büyük marketlerden ve alışveriş merkezlerinden yapılan satın almalar alıyor. Halen kredi kartı harcamalarının incelenmesi tamamlanmadı. Günümüz ekonomik şartlarında para ve emtia sirkülâsyonu bir şekilde kayda giriyor.

link : http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=458073

Daha sonra bu politikanın nasıl sonuç verdiğini anlamak için araştırma yaptığımda şu haberle karşılaştım :

27 Eylül 2007 , Takvim gazetesi

Fiş toplama 2008′de geri dönüyor !
KDV gelirlerinde düşüş şoku yaşayan Maliye Bakanlığı sorunu gelecek yıl fiş toplamayı geri getirerek çözecek.

Maliye’de KDV gelirlerinin düşüşünün şoku yaşanıyor. Bu yılın başında fiş toplama zorunluluğunun kalkmasıyla vergi gelirlerinde aşırı düşüş meydana geldi. Bu yıl vergi gelirlerinin yüzde 23.6 artmasını hedefleyen Maliye, rakamların geçen yılın altında kalması nedeniyle çözüm arayışına girdi.

Bakanlık yetkililerinin aklına gelen ilk önlem, vergi iadesi uygulamasının geri getirilmesi oldu. Yeni yılda çalışanlar yeniden fiş toplamaya başlayacak. Yılın ilk 8 ayında 10 milyar 920 milyon YTL olan vergi gelirleri, bu yıl 10 milyar 880 milyon YTL’de kaldı.

Fiş toplama zorunluluğu kalkınca, KDV tahsilatı geriledi. Maliye vergi iadesi uygulamasını yeniden getirmenin üzerinde duruyor.

Maliye Bakanlığı, Katma Değer Vergisi’nde (KDV) düşüş şoku yaşıyor. Alışverişlerde fiş toplama zorunluluğu kalkınca, vergi tahsilatında beklenen olmadı. Bu yıl KDV gelirinde 2006′ya göre yüzde 23.6 artış hedefleniyordu.

Ancak Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün yaptığı hesaplamalara göre; bu yılın ilk 8 ayında KDV tahsilatı 10 milyar 880 milyon YTL’de kaldı. Tahsilat, yüzde 23.6′lık artış bir yana, 2006′nın dahi gerisinde kaldı. 2006′nın ilk 8 ayında KDV tahsilatı 10 milyar 920 milyon YTL düzeyinde gerçekleşmişti. KDV gelirindeki beklenilmeyen düşüş, bakanlık bürokratlarını harekete geçirdi. Bürokratlar, 2008 bütçe taslağına yeniden KDV için fiş toplama uygulamasının konulması ve 2009 başında da ‘vergi iadesi’ ödemelerine yeniden başlanılması seçeneği üzerinde duruyor. 2008 yılı bütçe tasarısının Meclis’teki görüşmeleri sırasında da vergi iadesi uygulamasına geçilip geçilmemesinin değerlendirileceği kaydediliyor. Öneri, Meclis tarafından da benimsenirse, Türkiye önümüzdeki yılın başından itibaren yeniden vergi iadesi için fiş toplamaya başlayacak. Sadece KDV tahsilatında değil, ithalde alınan KDV ve Özel Tüketim Vergisi tahsilatında da hedefin altında kalındı.

http://www.haber3.com/news_detail.php?id=285951&interstitial=true

Yaptığım sonuç araştırmasında ise 2009 da fiş toplama ile ilgili mecliste ne karar verildiğini bulamadım,ama 2009 da olduğumuza göre ve 4-5 aydır kimse bir şey toplamadığına göre bi nedenden dolayı eski uygulamaya veya daha iyisine geömeyi gerekli bulmadılar.

Ben prensibim gereği 5 lira üzerindeki alışverişlerden fiş istemeye devam edeceğim.Ama sadece benim almamında bi fayda getirmeyeceği açıktır.

fatura